Hafif Çelik Tarihçesi

Yapısal çeliğin inşaat
sektöründe kullanımı, Avrupa'da özellikle İngiltere'de 18.
yüzyıl sonlarında, ABD de 19. yy ortalarına doğru başlamıştır.
2. Dünya Savası’ nın ardından çelik üreticilerinin elinde bol
miktarda çelik
bulunması, savasın etkisiyle büyüyen kapasitelerini konut
üretimine
yönlendirmelerine yol açmıştır.
1980’ lere gelindiğinde, gerek hafif çelik endüstrisindeki
ilerlemeler ve gerekse
ağaç fiyatındaki artış, hafif çelik konutlarda talep patlaması
yaratmıştır
Çeliğin depreme, yangına ve rüzgara karsı dayanıklı olması, Fire
ve kayıpların çok az olması, üretimi ve montajının çok hızlı
olması, çevre dostu olması, geri dönüşüm oranının diğer
malzemelere göre daha çok olması, teknolojik gelişmeler ile
işlenile bilirliğinin çok artması, maliyetlerin düşük,
güvenirliğin çok yüksek olması bu sistemin 21. yüzyılın sistemi
olacağını göstermiştir.
Hafif Çelik Yapı Sisteminin Dünyadaki Durumu

Hafif çelik sistemli yapıların yaygın olarak
kullanıldığı ülker,
Amerika, Avusturalya, İskandinav ülkeleri
İngiltere, Almanya, Fransa, Danimarka,
Kanada,Japonya, Çin, Yeni Zellenda,
Hindistan gibi ülkeleri sayabiliriz.
Avantajları
Çelik profiller homojen, izotop olmalarının yanı sıra, yüksek
rijitlik ve Yüksek düktilite özelliklerine sahiptirler.
İnce cidarlı çelik elemanlarla oluşturulan yapılar, “yük tasıma
kapasitesi /
Zati ağırlık” oranının yüksek olması nedeniyle diğer yapı
türlerine göre
Depremden daha az etkilenmektedir.
Sıcakta çinko galvanizleme metoduyla elde edilen korozyon
dayanımı
(çinko kullanımı çift yüzey için 245–275 gr/m2), uzun yıllar
boyunca
Yapının çevresel faktörlerden etkilenmesini önler.
Çoğunlukla vidalı birleşimlerin tercih edildiği hafif çelik
yapılar;
birleşim noktalarında insan faktörü taşımayan yöntemler
kullanılması
sayesinde, yapılan tasarım sonucunda bulunan hesap değerlerinin
birebir
sağlandığı ve uygulandığı yapılardır. Bu şekilde uygulama
hatalarından
bağımsız yapılar elde edilebilmektedir
Atmosferik koşullar, yapı inşaatı için engel teşkil etmez.
İnsanın
çalışabildiği her türlü hava koşulunda inşaat yapılabilir ve
yapı yağmur,
don, sıcak gibi olaylardan etkilenmez.
Mimari tasarıma uygun olacak şekilde istenen boyda profil
üretilebilmesi
sonucunda zayiatsız ve en az ekle konstrüksiyon oluşturulur.
Çeliğin geri dönüşüm özelliği sayesinde, ömrünü doldurup yıkılan
binalardan arda kalan çelik malzeme, dönüştürülerek tekrar
kullanılmaktadır. Böylece yapılar yıkıldıktan sonra bile
hammadde
Olarak kullanılmakta, ülke ekonomisi ve çevre daha az zarar
görmektedir.
Uygulamada herhangi bir şekilde kalıp kullanılmadığından ölü
malzeme
maliyeti yoktur. Ayrıca üretim esnasında tesisat geçişlerine ait
delikler
açılabildiğinden elektrik tesisatı, sıhhi ve kalorifer tesisatı
geçişlerinde
işgücü ve zamandan tasarruf söz konusudur.